“Süreci
anlamak için yapılaştırmaya mecbur kalan sürecin içindeki süreçtir
özne; sürecin içindeki süreç olmasından dolayı sürecin taşıyıcısı,
üreticisi, değiştiricisidir.”
İlk
önce kilise olarak inşa edilmiş daha sonra cami olmuş daha sonra ise
Bahai Mabedi olmuş binanın giriş kapısında uyandı kadim uykusundan.
Yerde yatan bir çocuğun midesinde parçalanmadan kalan tavuk tanelerini
ayıran başka biriyle karşılaştı ilk önce. Çocuğa baktı beyazdı, canlıydı
rengi; diğerine baktı gri, bazı yerleri siyahımsı ayakları ise açık
gri. Adım atmayı öğrendi Hiç, birkaç adım sonra bir şeyin içinde bir
şeyi fark etti, aynaydı bu, kendisini yansıtıyordu. Aynadaki yansımanın
yerde yatan çocuğu yiyene benzediğini fark etti, aynadaki parmaklara
odaklandı mumumsu kıvamdaydı, kendi parmaklarına baktı, elini salladı
uzuyordu, aynaya bir adım attı, aynadaki de kendine; korktu ilk başta
bu yaklaşmadan, durdu, incelemeye devam etti yansımayı. Büyük bir
patlamayla yansımaya doğru hızlıca savruldu. Binanın giriş kapısı
patlamıştı, kapıdan içeri bir yaratık girmişti. Uzun saçları vardı
yaratığın, parmaklarına baktı sarkmıyordu aksine elinde tuttuğu bir
aleti sımsıkı sarmıştı. Morumsu bir kıyafeti vardı yaratığın ve
bembeyazdı teni. Bir anda karşısında buldu yaratığı, yaratık o an
kendine bakıyordu...
Yaratık
ortadan kaybolmuştu, gözlerini ilk açtığı noktadaydı, yanında birisi
yerde yatan çocuğun midesiyle haşır neşir olmaya devam ediyordu, onu
inceledi aynada gördüğünü hatırladı. Aynaya gitti tekrar eski tanıdık
bir yüz görmüş gibi heyecanla sevindi, daha sonra arkasına dönüp yerde
çocuğun üstüne yatana baktı evet o bu değildi, aynadaki başkasıydı.
Tekrar büyük bir patlama sesi duyuldu ve o, en son gördüğü görüntü. Bu
sefer ilk patlamadaki kadar heyecanlanmamıştı, direkt olarak içeri giren
yaratığı inceledi, renklerinin çokluğu ve yaratığın deri bir ayakkabısı
büyülemişti onu, kendi ayaklarına baktı çıplaktı. Çıplak ve boyutları
birbirinden farklı, yaratığa baktı çok yükseğe sıçrayabiliyordu, acaba
kendi de sıçrayabilir miydi, tam sıçramak için yerden gücünü alırken
tekrar yaratığı karşısında gördü...
Tekrar
gözlerini açtı. Hiç sanki büyük bir güç onu o noktadan uzaklaştırmak
istemiyordu, acaba onun da çocuğun midesinden çıkanları yemesi
gerekiyordu. Diğerinin yanına oturup onu taklit etmeye başladı, bir şeyi
alıp çocuğun midesinden kendi ağzına götürüyordu. Çocuğun midesine
elini daldırdığında sıcaklığı hissetti, ürkmüştü bu sıcaklık karşısında
bir anda elini geri çekti, eline baktı yerinde duruyordu, yeniden
çocuğun midesine elini daldırdı sanki midesinde bir şeyleri arıyordu ama
ne aradığını bilmiyordu. Çocuğun parmaklarını fark etti sonra elini
midesinden çıkardı, parmaklara dokundu. Hem sertti hem de yumuşak sanki
bir şey o parmakların kendi parmakları gibi akmasını engelliyordu, ne
olabilirdi ki, bir anda tüm gücüyle kopardı parmağı, incelemeye başladı
kırmızımsı bir sıvı akıyordu, o anda gene büyük bir patlama oldu.
Elindeki parmaktan gözlerini ayıramadı Hiç onun geldiğini biliyordu,
yanına doğru yaklaştığını hissediyordu. Yaratığın ayaklarını hatırladı,
yanındakini iterek çocuğun ayaklarına baktı, ayakları yaratığınki kadar
büyük değildi, daha küçüktü, onun da ayağının etrafında bir şey vardı, o
şeyi yerinden çıkarmak istedi...
Giriş
kapısına baktı gözlerini açtığında, kapı yerindeydi, yaratık o kapı
patlayana kadar gelmeyecekti, hemen diğerinin yanına oturdu önce çocuğun
parmağını kopardı ve diğerini taklit ederek yemeye başladı, ağzından
akan sızıntı ona rahatsızlık vermiyordu ama o kan kokusu midesini
bulandırıyordu. Hızlıca çocuğun ayaklarını saran şeyi ayağından
çıkarmaya çalıştı ama olmuyordu, çekiyordu fakat yerinden çıkmıyordu,
çocuğun ayağını ısırmaya başladı belki böyle çıkarmayı başarabilirdi,
her ısırıktan sonra ağzına gelen et parçalarını yere tükürüyordu.
Dışarıdan gören birisi onu çocuğun bacaklarını yediğini düşünebilirdi
ama o zaten çocuğun parmağını yemişti, çocuğun parmağına sertliği veren
şey içindeydi ona da sertlik verebilirdi. Bir ısırık, bir ısırık daha,
koparabildi en sonunda çocuğun ayağını fakat bu seferde ayakkabının
içindeki ayak çıkmıyordu, hızlıca salladı ayakkabıyı ve o an patlama
gerçekleşti. Patlamanın sesi ürkütmüştü Hiç’i, artık zamanın geldiğini
biliyordu. Büyük bir zorlamayla ayakkabının içinden çocuğun ayağını
çıkardı ve içine kendi ayağını sokmak istedi fakat beceremedi, yaratığın
yaklaştığını gördü, ilk karşılaştığı gibi hızlı hareket etmiyordu
yaratık, yavaş yavaş yaklaşıyordu, azıcıkta olsa ayakkabıya ayağını
soktu ve yaratığa baktı, yaratık da durduğu yerde onu inceliyordu. Evet,
ayakkabı işine yaramıştı yaratık durmuştu, göz göze geldi yaratıkla,
gözlerinin maviliğini gördü, ne aynadaki yaratık gibiydi ne de yanındaki
gibi. Yaratığa parmağıyla gözlerini işaret ederken kendi parmaklarına
baktı, parmakları hala sarkıyordu; demek ki çocuğun parmaklarına sertlik
veren şey onda işe yaramamıştı. Ona dokunabilir miydi acaba, elini
yaratığa doğru uzattı...
Ayakkabı
ayağında değildi, çocuğun parmağı çocuktaydı ve kapı patlamamıştı, o an
her şey ilk haline dönmüştü ilk gördüğü hale, yaratığın gözlerini
hatırladı, maviliğini, çocuğun gözlerini merak etti, çocuğun kapalı göz
kapaklarını açtı onlarda maviydi. Yanındakinin gözlerine baktı sarımsı
irinin içinde kahverengi, karanlık göz kapaklarından biri gözünün
yarısını kapatmış, aynaya gitti bu sefer oradakinin göz rengi neydi,
baktı inceledi yerde oturanla aynıydı. Kendi gözlerine dokunmak istedi
aynadaki de kendi gözlerine dokunuyordu, elini salladı o da sallıyordu.
Bağlantısını çok geç olsa da kurabilmişti karşısındaki kendisiydi ve
kendisi yerde çocuğun midesindeki tavuk parçalarını yiyene benziyordu, o
yaratıkla da bu çocuk. Tekrar büyük bir patlama ortaya dağılan kapı
parçaları, gelen yaratıktı. Yaratık bu sefer daha da yavaş adımlarla
yaklaşıyordu, durdu hiç hareket etmedi bu sefer yaratık ona bir süre
baktı ve sonra ilerledi. Yerde yatan çocuğa yaklaştı ve elindeki şeyi
diğerine doğru savurdu. Bir anda ortadan kaybolmuştu, kendine benzeyen
ve kaybolurken yeşil bir sisin içerisinde $5000 görünmüştü. Yaratık bu
sefer ona doğru baktı ve...
Her
şey yerli yerindeydi, kendisine benzeyene baktı bu sefer, yeşil sisi ve
$5000’ını tekrar görmek istiyordu, onun içinde diye düşündü, yaratık
geldi ve onu oradan çıkardı. Onu oradan kendisi çıkarmak istedi, fakat
nasıl olacaktı ki bu, bir eliyle hızlıca kendine benzeye vurdu, bir şey
olmadı tekrar tekrar vurmaya devam etti, eliyle olmamıştı çıkmıyordu.
Yaratığı hatırladı, elindeki bir şeyle vurmuştu belki o da başka bir
şeyle vurmalıydı, çocuk yaratığa benzediğine göre çocuğun elini de
çıkarabilirdi o görüntüyü, belki de kendine alabilirdi $5000’ı ne de
olsa daha yaratığın gelmesine vardı. Çocuğun kolunu tüm gücüyle çekti ve
kopardı koparma anıyla patlama anı bir olmuştu. Tüm gücüyle kendisine
benzeyene vurmaya başladı, vurdu vurdu vurdu ama olmuyordu, $5000
çıkmıyordu, yaratık yanlarına kadar gelmiş onun diğerine vurmasını
izliyordu. Vurmaktan vazgeçti, yaratığın vurmasını izlemek istedi acaba o
nasıl vuracaktı kendine benzeyene. Elindeki metal bir şeyle vurdu
yaratık ve tekrar o muhteşem görüntü sisler içerisinde $5000. Demek ki
sadece o metal şey çıkarıyordu yerinden. Onu almalıydı yaratığa doğru
adım attı...
Tekrar
başa dönmüştü, bu sefer kararlıydı yaratığın elinden o şeyi alacaktı
ama nasıl, önce kapı patlıyordu sonra yaratık içeri giriyordu o zaman
kapı patlamadan önce ne oluyordu. Kapının yanına yaklaştı açmak istedi
açamadı, kapının kenarına çekildi daha sonra beklemeye başladı evet önce
yaratığın elindekini alacaktı daha sonra çocuğun midesinden yemek
yiyene vuracaktı belki öncesinde yaratığa vurabilirdi. Acaba yaratıktan
da çıkar mıydı ki, bekledi bekledi önce bir tik sesi geldi kapıdan
yaratık yaklaşıyordu, kapı patlar patlamaz kapıya doğru atlayacaktı,
kapı patladı ve tüm hızıyla kapıdan dışarı sıçramaya çalıştı, kendisi
havadayken bir anda durdu her şey, kıpırdayamıyordu, hareket edemiyordu,
tam karşısında yaratık vardı o da hareket edemiyordu, her şeyin
sallandığını hissetti kendisi, yaratık, bina, o an havada kalan kapı
parçaları her şey sallanıyordu, her şey yıkılıyordu.
Teknik servis notu:
Kullanıcı
şikayeti: Oyun oynarken bir anda pc kapandı ve tekrar tekrar denememe
rağmen açılmadı, tam anakart ekranı geliyor ama gerisi gelmiyor.
Teknik servis incelemesi: Hard disk boot sector
Çözüm: Hard disk değişimi